Algoritmaların Tutuşma Sıcaklığı Kaç Fahrenheit Acaba?
Yıllar evvel Fahrenheit 451’i okuduğumda, itfaiyecilerin yangın söndürmek yerine ev basıp kitap yaktığı o karanlık dünyayı salt bir bilim kurgu sanmıştım. Fakat bugün, ChatGPT (OpenAI), Amazon, Antropic (Claude) gibi silikon vadisi devlerinin trilyonlarca kelimelik modellerini eğitirken kütüphaneleri nasıl yuttuğunu gördükçe o distopyanın tam ortasında olduğumuzu anlıyorum. Modern çağın dijital itfaiyecileri ise kitapları uluorta meydanlarda ateşe vermiyor elbette; fakat onları algoritmaların midesine indirip asıllarını erişilmez kılarak, çok daha sinsi bir dijital yok oluşa sürüklüyorlar. Özellikle son zamanlarda bir çok sahaftan yüklü miktarda nadir eserlerin toplanıyor ve tarandıktan sonra imha ediliyor oluşu büyük tepki oluşturdu.
Buradaki en büyük tehditse, bugünün veri tekelinin yarının yapay zekâ egemenliği olarak karşımıza çıkacak olmasıdır. Bir meseleyi araştırmak istediğinizde asıl kaynağa, müellifin kendi satırlarına ulaşamıyor ve sadece makinenin kendi seküler süzgecinden geçirip size sunduğu o sentetik özetle yetiniyorsanız, hakikatin sahibi artık siz değilsiniz demektir. Kaynağa inemeyen, isnadı koparılmış bir zihin; halüsinasyon gören algoritmaların ürettiği her yalanı yeni mutlak doğru olarak kabullenmeye mecbur bırakılır.
Kaynak bilinci, biz Muslimler için hayati önem taşımaktadır. Zira Allah (cc) şöyle buyurmaktadır:
Dedik ki: “Oradan topluca inin. Benden size bir hidayet (vahiy) gelecek. Kim hidayetime tabi olursa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” <Bakara, 38>
Bu sözler, cennetten kovulan ve imtihan için yeryüzüne indirilen insanın duyduğu ilk buyruklardır. Bu buyruğa göre imtihanı kazanıp ebedî saadeti elde etmenin tek yolu, Allah’tan (cc) gelen vahye tabi olmak, yani kaynak bilincine olan bağlılıktan geçmektedir...
Bizler bu algoritmik kuşatma karşısında çaresiz değiliz elbette. İslam, baştan sona bir isnad ve kaynak medeniyetidir. Raflarımızdaki tefsir ve siyer ciltleri artık sadece birer okuma nesnesi değildir; dijital tahrifata karşı inancımızın ve fıtratımızın yegâne sigortasıdır aynı zamanda.
Onlar bilgi kaynaklarını yutarak hakikati kendi kara kutularında boğmaya çalışsalar da; bizler o asıl metinlere sımsıkı sarılacak ve imanla kodladığımız, vahiy temelli kendi dijital veri havuzlarımızı Ehl-i Sünnet'in tertemiz süzgecinden geçirerek inşa etmekten de asla geri durmayacağız...
Allah'ın (cc) izni ve inayetiyle bu çağın algoritmik putlarına da tevhidi bir şuurla "Lâ" demeye devam edeceğiz! Kendi çalışmalarımızı inşaa ederken, özellikle kaynak sunma hassasiyetiyle bu bilinci tekrar ihya etmek için çabalayacağız.
Sana vahyedilene sıkı sıkıya tutun. Gerçekten sen, dosdoğru bir yol üzeresin. <Zuhruf, 43>
Kaynaklar:
- https://www.theregister.com/ai-and-ml/2026/08/21/ai-companies-are-burning-books-advocates-complain-to-ftc/5291299
- https://www.forbes.com/sites/maryroeloffs/2026/08/17/ai-companies-are-buying-and-destroying-antique-books-heres-why/
- https://finance.yahoo.com/technology/ai/articles/ai-book-burning-companies-destroying
💬Yorumlar
Bu çağda kendi kaynaklarımıza sımsıkı sarılmalıyız. Bunca kitaba erişiyoruz ama aslının kaybettirildiğini bilmiyordum Müslimer olarak kaynaklarımızı korumalıyız..
Yola çıkarkenki niyetlerini insanlığa açık kaynak çalışmalar yapmak (ıslah etmek) olduğunu söyleyen insanlar bir süre sonra kendilerini dışa kapattılar. Üstüne bu yetmediği gibi şimdi de veri, büyük dil modelleri üzerine tekelleşmek istiyorlar çünkü bunun gücünün farkındalar. Fakat bu çok bencilce bir tutum. Resmen verileri çalıp imha ediyorlar. Bu ve benzeri problemler üzerine kesinlikle ağır bir müdahale olması lazım (maddi yaptırımlar değil elbette kastım). Elinde güç olanların -süreç aleyhlerine dönmediği sürece- bunu yapacağını da pek sanmam. Belki insani değer taşıyan herkes birleşip yükses bir ses çıkartabilir. Yapay zeka çalışmaları gittikçe daha bencilce, hırslı ve hızlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Patronların gözü dönmüş. Bu gidiş nereye bir düşünmek lazım. Müslümanlar, mazlumlar ve mustazaflar için Allah'tan (cc) sürecin hayrını temenni ediyorum. Allah razı olsun güzel ve güncel bir konuya değinmişsiniz, elinize sağlık.
Kaynaklara erişimi kısıtlamak, kitapları yakmak insanlığa yapabilecekleri en büyük kötülüklerden biri. Neyin gerçek olduğuna karar veremeden, kaynakları karşılaştıramadan bilgiye nasıl ulaşabiliriz!?
Subhanallah ... Gerçekten çoğu kişi bu dijital tehlikeden gafil şekilde bu tarz araçların sonuçlarını mutlak doğru kabul ediyor . Ancak değindiniz gibi özellikle biz Muslimler için bu kaynak bilinci meselesi mühim önem taşımakta. Allah azze ve celle razı olsun, oldukça faydalı bir yazı olmuş.
Teknoloji bilgiye ulaşmayı kolaylaştırıyor ama bilginin kaynağını ve nasıl işlendiğini sorgulamak hâlâ çok önemli. Bir eserin özetini okumakla müellifin asıl metnini, bağlamını ve kaynağını incelemek aynı şey değil. Yapay zekâ ne kadar gelişirse gelişsin, bilgiyi doğrulama ve gerektiğinde asıl kaynağa dönme sorumluluğu yine insanda kalacak. İslam ilim geleneğindeki isnad ve kaynak hassasiyetini bugün yeniden hatırlamak gerekiyor. Teknolojiyi hakikate ulaşmak için kullanırken kaynağı ve ölçüyü gözden kaçırmamalıyız. Bugün mesele sadece bilgiye ulaşmak değil; hangi bilginin doğru olduğunu ve kaynağını nasıl koruyacağımızı da bilmek. Bu yüzden hakikati arayan bir zihin, algoritmanın verdiği cevaptan önce “Bunun kaynağı ne?” diye sormalı.
Bu olayı yakın zamanda duymuştum ama bu açıdan bakmamıştım. Yeni bir bakış açısı için teşekkür ederim. Rabbim bizleri kaynaklarına sahip çıkan, Kur'an ve sünnet muhafızları kılsın. En değerli kaynaklarımız bunlar. Geleceğin en değerli metası basılı kitaplar olacak gibi.
Bir şeye sadece duyduğumuz için değil, gerçekten doğru olduğu için inanmalıyız. Bunun içinde gerçekten kaynak araştırmalıyız. Hangisinin gerçek/hakikat, hangisinin yalan/batıl bilgi olduğunu kaynağının güvenilirliğiyle ölçebiliriz. İslam bu noktada bizde delil ahlakının oluşmasını ister. Hatırlattığınız için Allah (ac) razı olsun. "Hatırlat/Öğüt ver! Çünkü hatırlatmak müminlere fayda verir." ( Zâriyat ,55 )
SubhanAllah, bu zalim sistemler gerçekten gece gündüz tuzak kuruyorlar. Bu nasıl bir zihniyettir! Allah bizi bu zalimlerden muhafaza eylesin, gerçekten sonumuz hiç hayra alamet gitmiyor...Müslimlerin gerçekten çokça Allah'tan yardım dileyerek çokça İslam için faydalı işler yapmaları gerekiyor ki, bu zalimler karşısında durabilelim. Rabbimizin vaadi haktır, bir gün yeryüzü İslam ile şereflenecektir. Allah bizleri muvaffak kılsın.
Gerçektende son zamanlarda yapay zekâyı her alanda kullanıyoruz, özellikle dini alanda baktığımızda bazı bilgilerin hakikati söylenmiyor. Bilginin nerden geldiğine kaynağına bakmak gerçekten çok önemli. Bunu hatırlatmanız ve bu bilgiler benim için gerçekten faydalı oldu farklı bir bakış açısı sundunuz, Allah razı olsun.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Gerçekten günümüz için çok önemli bir noktaya değinilmiş. Bilgiye ulaşmak kadar, bilginin kaynağına ulaşmak da önemli. Kaynak bilincini hatırlattığınız için Allah razı olsun, kaleminize sağlık.