Camlara Kazınan Miras
Binlerce yıl önce mağaralara oyulan suretlerden tutun, tabletlere kazınan yazılara kadar insanoğlu ardında kalıcı bir iz bırakmanın peşinde...
Hatta çok ilginçtir; bu iz bırakma işi o kadar ileri götürüldü ki, 1977'de uzaya fırlatılan Voyager uzay araçlarına altın plaklar yerleştirildi. İçinde dünya dillerinden selamlamaların (Türkçe "Sabah şerifleriniz hayrolsun" dahil) ve doğa seslerinin olduğu bu plaklar, kâinatın bir köşesinde "Biz de vardık" diyebilmek için uzay boşluğuna fırlatıldı... Âlemlerin Rabbi ve ahirete iman etmeyen bir topluluk eline teknolojiyi aldığında ortaya ancak bu garabet çıkabilirdi zaten.
Kendi inanç kodlarımıza baktığımızda ise İslam'ın bu fıtri duyguyu hakikate yönlendirdiğini görürüz. Zira Peygamberimiz (sav), insan vefat ettiğinde amel defterinin kapanacağını ancak geride kalıcı bir eser (mescid, çeşme, köprü), faydalı bir ilim (kitap) ve hayırlı bir evlat bırakanların izinin silinmeyeceğini müjdeler. [1]
Bugünkü yapay zekâ dünyasında ürettiğimiz devasa dijital verilere gelecek olursak... Verilerimiz ömrü kısa disklere emanet edilirken, Microsoft’un "Project Silica" girişimiyle bu durum tamamen değişebilir. Mutfaklarımızda kullandığımız sıradan fırın camlarının (borosilikat) içine terabaytlarca veriyi işleyerek, bilgiyi en az 10 bin yıl boyunca hasarsız saklamayı başardıkları iddia ediliyor.
İnsanın dünyevi bilgiyi zamanın yıpratıcılığına karşı koruma çabası, bizlere amel defterlerimizi tutan Kiramen Kâtibin meleklerinin o silinmez, ilahi kayıtlarını tefekkür ettiriyor, değil mi? Allah (cc) henüz dünyadayken bile tüm insanlığa bunun bir misalini ilham edip keşfettiriyor. Hiç bir cehalet özür olarak kabul edilemez! Var mıdır öğüt alan?
Peki bu devasa bilgi dilsiz bir cama nasıl nakşediliyor?
Yazım işlemi, saniyenin katrilyonda biri gibi akıl almaz bir hızda atan "femtosaniye" lazerlerle gerçekleştiriliyor. Bu özel lazerler, camın yüzeyini değil, doğrudan derinliklerini hedef alarak "voksel" (üç boyutlu piksel) adı verilen mikroskobik deformasyonlar oluşturuyor ve camın içindeki ışık kırılma fıtratını fiziksel olarak değiştiriyor. Tıpkı hünerli bir hattatın kamış kalemle kâğıda silinmez bir iz bırakması gibi, terabaytlarca veri de camın moleküler yapısına kalıcı olarak mühürleniyor. Okuma safhası ise en az yazım kadar zarif bir tefekkür barındırıyor: Elektriksiz arşivlerde uyuyan bu cam plakalar, gerektiğinde robotlar aracılığıyla alınıp özel bir mikroskobun altına yerleştiriliyor. Cama yansıtılan sıradan bir ışık hüzmesi, o milimetrelik lazer nakışlarının içinden geçerken bükülüyor ve yön değiştiriyor. Yapay zeka sistemleri, içinden geçen ışığın uğradığı bu değişimi milisaniyeler içinde çözümleyerek tekrar dijital bilgiye, yani fotoğraflara, metinlere ve videolara dönüştürüyor.
Günümüz veri merkezlerinin tükettiği devasa elektriği ve doğaya verdiği zararı ortadan kaldırma potansiyeli taşıyan cam arşivler, dijital medeniyetin sürdürülebilirliği adına hayati bir devrimdir. İnsanlığın kültürel, ilmi ve tarihi mirası artık doğayla barışık, elektriksiz ve kalıcı bir şekilde geleceğe aktarılabilecek. Elbette 10 bin yıllık bir ömür insan aklı için sonsuzluk gibi görünse de, yeryüzündeki her zerre gibi o cam plakalar da nihayetinde fanidir; zira mutlak baki olan yalnızca Âlemlerin Rabbi’dir.
Bu arada, kişisel verilerin artık silinemediği ve resmen satıldığı bir çağda yaşayanlar olarak bu olaya gerçekten temkinli yaklaşmalıyız. Tekrar hatırlatmakta fayda var: kişisel/ailevi/şirket verilerinizi asla yapay zeka sohbetleriyle paylaşmayın. Eğer illaki paylaşmanız gerekiyorsa da, ilerde sizlere sorun çıkarmayacak verileri paylaşmanızı tavsiye ederim.
Yüce Allah (cc) bizlere kâinatın sırlarını keşfedip insanlığın hayrına kullanmayı ve bu fani dünyada camlara kazınan ilimlerden ziyade, ahirette yüzümüzü aydınlatacak sâlih ameller ve hayırlı eserler bırakmayı nasip eylesin.
KAYNAKLAR:
[1] Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâyâ 14; Tirmizî, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8
https://www.microsoft.com/en-us/research/blog/project-silicas-advances-in-glass-storage-technology/
💬Yorumlar
Subhanallah… Gerçekten de ifade ettiğiniz gibi bu teknoloji, hem doğa hem de dijital sürdürülebilirlik açısından son derece önemli bir gelişme. Eğer yaygın şekilde kullanılabilirse, biiznillah insanlık adına çok hayırlı sonuçlar doğuracağı kanaatindeyim. Ancak özellikle vurguladığınız gibi bu çağda kişisel ve mahrem verilerin korunması hususunda son derece dikkatli olmak gerekiyor. Bu noktadaki uyarınız da oldukça kıymetli. Allah azze ve celle razı olsun, tefekküre vesile olan bu güncel bilgileri bizlerle paylaştığınız için.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
cam arşivlerle yeni bir yapay zeka dönemi bizi bekliyor gibi. Rabbim bu teknolojileri İslam için istifade etmeyi bizler için kolaylaştırsın. AllahummeAmin